''En İyi Fim''in yanı sıra ''En İyi Senaryo'', ''En İyi Kurgu'' ve ''En İyi Yardımcı Oyuncu'' ödüllerini de almıştı.
4 Şubat 2012 Cumartesi
Güzel Günler Göreceğiz
Uzun zamandır beklediğim ''Güzel Günler Göreceğiz'' nihayet vizyona girdi. Bende haliyle dün çıkar çıkmaz gittim. Hasan Tolga Pulat'ın Filmi, Altın Portakal'da 'En İyi Film' ödülüne layık görülmüştü.
Oyunculardan Buğra Gülsoy, Uğur Polat, Feride Çetin, Nesrin
Cavadzade ve Barış Atay filmde dolaylı yoldan yolları kesişen karakterleri canlandırıyorlar. Elveda Rumeli dizisiyle tanıdık yüzlerden biri olan Üsküp'lü oyuncu Luran Ahmeti ise yan rolde görev alıyor. Bu tip kurugusuna kafa yorulmuş filmleri izlemeyi seviyorum. İşi daha ciddiye alınmış gösteriyor. Böylesini izlemek de seyirciye büyük keyif veriyor. Senaryoda da aynı özen göze çarpıyor. Her karakter kendini farklı bir Nazım şiiriyle tanıtıyor ve ruh halleri hakkında bize fikir veriyor. Ama bütün bu olumlu usurlar, mükemmel oyunculuklar bir yana filmde beni çok mutlu eden başka bir şey var. Bugüne kadar Nazım Hikmet sinemada hep 'Nerde o komünist günlerimiz. Ah Nazım vah Nazım'' seklinde anıldı. Halbuki Nazım Hikmet'in bu kadar sevilmesinin sebebi; ne anarşist tavrı, ne de kominizm propagandası yapmasydı. Nazım, insanı değerli gördü ve onu anlattı. İnsanca yaşamak için ne hak ediyorsak onu söyledi. İşte bu film Nazım'ı ve insanı olması gerektiği gibi, mesaj kaygısı gütmeden, samimi bir şekilde ortaya koymuş. Son sahnedeki bakışsa tüm filme deyiyor. Ne diyelim emeği geçen herkesin eline sağlık.
''En İyi Fim''in yanı sıra ''En İyi Senaryo'', ''En İyi Kurgu'' ve ''En İyi Yardımcı Oyuncu'' ödüllerini de almıştı.
''En İyi Fim''in yanı sıra ''En İyi Senaryo'', ''En İyi Kurgu'' ve ''En İyi Yardımcı Oyuncu'' ödüllerini de almıştı.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Güzel bir değerlendirme.
YanıtlaSilteşekkür ederim efe'nim. Bunu sizden duymak ne hoş.
YanıtlaSil