Dt nin son sezon oyunlarından Opera Komik enteresan bir konuya sahip. Oyun Paris’te Opera Komik’in fuayesinde geçiyor. İlk olarak sahnede operanın emektar yer göstericisini görüyoruz . Bize akşam hakkında bilgi veriyor. Bu önemli bir gece; çünkü ünlü besteci Georges Bizet’in Carmen operasının Prömiyer gecesi. Biz seyirciler, sanat eleştirileriyle dolup taşan bir oyun beklerken aslında işin öyle olmadığını görüyoruz. Oyun, dönemin Paris’inde yaşayan kültürlü ve görülü geçinen sosyetik aileleri eleştiriyor. Bu aileler belki oyunla çok ilgilenmiyorlar ama onların da ilgilendikleri alanlar da var tabi; ve bu durum komik bir dille anlatılmış seyirciye. Ayrıca oyun o kadar ayrıntılarla süslenmiş ki daha önceden Carmen’i izlemediyseniz bile oyun bittiğinde izlemiş gibi oluyorsunuz. Carmen’i, Don Jose’i, Bizet’in hangi besteyi severek hanisini mecburiyetten besteledğini, hatta ikinci perdede tonun değiştiğini AMaj iken Dmin olduğunu bile biliyor olarak ayrılıyorsunuz salondan.
Dekor ve kostümse o kadar başarılı ki kendinizi 1875 yılının Paris’inde hissediyorsunuz. Ama keşke o dekor alışveriş merkezine tıkılmış, akustikten yoksun, sinema sahnesinden bozma bir tiyatro salonunda değil de gerçek bir tiyatro binasında izleyiciyle buluşabilseydi. O zaman çok daha büyük bir keyif almak mümkün olabilirdi. Hem belki haftalar öncesinden bilet almak için diğer tiyatro-perverlerle yarışmak zorunda da kalmazdık. Buna bir türlü anlam veremiyorum zaten. Bir ülkede bu kadar konservatuar, bu kadar oyuncu, operacı varken; her yıl üniversiteler yüzlerce mimar, Karadeniz yüzlerce müteahhit yetiştirirken; niye bir opera binası inşa etmek bu kadar zor gelir,mevcut olanlar tedirinlik verir. Ama bunlar bir yana, bu kadar olumsuzluğa rağmen ve hala gidebilme şansı buluyorken bu oyunu gidip izlemenizi öneririm.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder