Beklediğim bir filme gitmeden önce film hakkındaki yorumları genellikle okumam. Aksi halde filme önyargılı davranıyorum çünkü. Muppet'la ilgili de aynı fikre sahiptim ki, arkadaşım sağolsun bütün yorumları telefonda okudu. Ben de içimdeki meraka yenik düşüp hepsini dinledim. Filmi göğe çıkaran da çok yerin dibine sokan da. Ama eski bir Muppet hayranı olarak ben çok sevdim. Film Kukla Wolter'ın, kardeşi ve kardeşinin sevgilisiyle birlikte Los Angles'a seyahatiyle başlıyor. Wolter -haliyle- tam bir Muppet hayranı; fakat ne yazık ki onu Los Angles'ta büyük bir hayal kırıklığı beklemekte. Çünkü Muppet Show yıllardır sahne almamıştır ve zengin iş adamının para hırsı yüzünden tarihe karışmak üzeredir.
Muppet Müzikali'ni sinemaya uyarlarken çeşitli sıkıntıların yaşanabileceğini tahmin eden senarist Jason Segel, yabancılaştırma yoluyla, küçük uyumsuzlukları eğlenceli espriler haline getirmeyi başarmış. Özellikle içinde çok sesli koro olan otobüse çok güldüm. Rejisi başarılı, danslar ve şarkılar çok keyifli. Hatta Hollywood aksiyonlarına taş çıkaracak sahneler bile mevcut. Tabii bunlar da Hollywood Film Endüstri'sini eleştiren eğlenceli ayrıntılar.
Kuklaların kostümleri özenle hazırlanmış; yüz ifadeleriyse o kadar başarılı ki; Muppet'ların yıllarca nasıl büyük bir kasırga yarattığının kanıtı adeta. Tabi bunun için kukla sanatçılarına duyduğum saygıyı da belirtmek zorundayım. Çünkü en büyük övgüyü onlar hak ediyor.
Filmin bence olumsuz tek yanı dağıtımının iyi yapılmamış olması. Neye göre karar veriliyor bilmiyorum ama; sadece birkaç AVM salonunda gösterime girdi film. Orjinal- Altyazılı halini bulmaksa neredeyse imkansız. Neyse ki dublajlı hali fena değil de sorun yaratmıyor. Tiyatro, sinema gibi sanatsal aktivitelerde AVM'lere mahkum olmaksa yeterince can sıkıcı.
Son olarak; bu olumsuzluğa rağmen vakit ayırıp Muppet Show'un yeniden diriliş mücadelesini izlemenizi tavsiye ederim. Çok özlediğinizi fark edeceksiniz.