27 Nisan 2012 Cuma

Artık Başrol Dayanışmanın!..

Sanatın her alanında büyük sıkıntıar yaşayan bir ülkeyiz malesef. Özellikle son yıllarda o kadar çok vakayla karşılaştık ki. Topkapı'da İdil Biret konserinin basılması, resim sergilerinin camlarının indirilmesi, Oğuz Aral'ın Can Yücel'in heykellerini yıkılması AKM'nin kapatılması, Taksim Sahne'sinin kapatılması; tiyatroseverlerin çil yavrusu gibi şehrin çeşitli yerlerine dağıtılması bunlardan ilk akla gelenler. He tabi bir de Kars'taki 'İnsanlık Anıtı' var, onu da söylemeden geçmeyelim. Neyse ki tekbirlerle başı kesilen 'İnsanlık Anıtı' yerine 'Kaşar ve Bal' gibi daha manalı(!) bir heykel diktiler de biz sanatseverlere ve dünya basınına yepyeni bir mizahi malzeme verdiler. 'Daha başımıza ne gelebilir ki?' derken yenisi de geldi. Son yönetmelik değişikliğiyle; 100 yıllık gelenek Şehir Tiyatroları'nın repertuarına sanatçılar yerine, bürokratların olacağı bir kurulun karar vereceğini duyduk. Bu hem tiyatrocuya hem de seyirciye hakaret demektir. Sanatın özgür tavrı siyasilere meze haline getirilmemelidir. Çünkü durum, oyun izlemeden eleştiri yazan yazarlardan etkilenip; 'Dur şuna da el atalım o zaman' denecek kadar basit değildir. Aksi halde ahlakları bozulmasın diye roman okumalarının yasaklandığı Tanzimat Dönemi'nden farkımız kalmaz. Bugün de tiyatroya gösterilen bu tavır 'tek tip nesil yetişrme' isteğinin en önemli parçasıdır.

Tiyaroseverler 24 Nisan'da Galatasaray'da yapılan eylemden sonra şimdi de Muhsin Ertuğrul'da toplanacaklar. 29 Nisan Pazar günü saat 18:30'dan itibaren Muhsin Ertuğrul sahnesinin önüne mumunu miderini kapan gidecek. Sabaha kadar şarkılar söylenecek. Bu ve bunun gibi eylemler yönetmelik değişene kadar sürecek. Şimdi başrol dayanışmanın. Umarız bu çabalar boşa gitmez ve kazanan sanat olur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder